Yeni Kayıt / Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı :     Parola :
  


» Gülseren Karaçizmeli - Ölümün ve Aşkın Sonbaharı

 

“ÖLÜMÜN VE AŞKIN” SONBAHARI!

“Sonbahar”, geçtiğimiz Haziran ayında Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Film ödülü aldıktan sonra Locarno, Saraybosna, Montreal, Antalya, Gezici Festival, Tiflis gibi yurtiçi ve yurtdışındaki birçok festivalden ödüllerle dönen Özcan Alper’in ilk uzun metrajlı filmi. Onur Saylak, Megi Aboulzade, Serkan Keskin, Gülefer Yenigül filmin oyuncuları.

Filmin sitesindeki tanıtımı şöyle:

 “Yusuf 1997 yılında 22 yaşında üniversite öğrencisi iken girdiği cezaevinden, 10 yıl sonra sağlık nedenleriyle tahliye edilir. Yusuf 'u, cezaevinden çıkıp geldiği Doğu Karadeniz’deki köyünde bir tek yaşlı ve hasta annesi karşılar. O cezaevinde iken babası ölmüş, ablası ise evlenip büyük bir kente taşınmıştır.

Ekonomik nedenlerle sadece yaşlıların kaldığı bu dağ köyünde Yusuf bir tek çocukluk arkadaşı Mikail ile görüşmektedir. Sonbaharın kendini yavaş yavaş kışa teslim ettiği günlerde, Yusuf Mikail ile gittiği bir meyhanede fahişelik yapan genç ve güzel Gürcü kızı Eka ile karşılaşır. Farklı dünyalardan gelen bu iki insanın birlikteliği için ne zaman ne de koşullar uygundur. Yine de Yusuf için aşk son bir kez hayata tutunma ve kendi yalnızlığından sıyrılma çabasına dönüşür. Eka içinse Yusuf bu dünyadan çok uzakta, hatta şimdiki zamanda yaşamayan, Rus romanlarından kaçmış bir karakterdir.

90 sonrasını arka planına alarak bir dönemin ironisini, acımasızlığını ve gerçekliğini ele alan filmde, yakın tarih hem belgeleniyor hem de eleştirel bir süzgeçten geçiriliyor.”

Film 19 Aralık günü gösterime girdi halen de gösterimde. Bu tarih bilinçli bir seçim çünkü 19 Aralık  “Hayata dönüş operasyonu” nun yıldönümü. Önce hafıza tazeleyelim ve 19 Aralık 2000 tarihinde neler olmuş hatırlayalım.

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin F tipi cezaevlerini ve tecrit uygulamasını protesto etmek amacıyla, 20 Ekim'de başlattıkları açlık grevleri 19 Kasım tarihinde ölüm orucuna dönüştü. 19 Aralık 2000 tarihinde sabah 05: 00 de yaklaşık 10000 güvenlik görevlisi tarafından 20 cezaevine birden operasyonlar düzenlendi. 2'si asker 30'u tutuklu 32 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı bu operasyonlara verilen resmi tanımın adıdır  Hayata Dönüş Operasyonu”

“Hayata Dönüş’ Operasyonu”nun 2000- 2001 yılları bilançosu şöyle:

Operasyon Düzenlenen Cezaevi Sayısı: 20

Öldürülen Tutuklu Ve Hükümlü Sayısı: 30

Hastaneye kaldırılan yaralı Tutuklu-Hükümlü: 237

Yaşamını Yitiren Asker: 2

Yaralanan Asker sayısı: 6

Edirne F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 348

Kocaeli F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 340

Sincan F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 341

Kartal F Tipi Cezaevine Sevk Edilenler: 67

Bakırköy Kadın Ve Çocuk Tutukevine Sevkler: 45

Açlık grevi süren cezaevi: 41

Operasyon öncesi ölüm orucunda olanlar: 259

Operasyondan sonra ölüm orucunu sürdürenler: 357

Açlık Grevini Sürdürenler: 1656

Operasyonu Protesto sırasında Gözaltına Alınanlar: 2145

Operasyonu Protesto Edenlerden Tutuklananlar: 58

Copla tecavüz iddiası: 8

Operasyon sonra basılan kültür merkezi, dernek, parti binası: 18

Mühürlenen dernek sayısı: 2

 

Cezaevi operasyonlarında görev alan 1460 asker ve 155 infaz koruma memuru hakkında "tutuklulara kötü muamele yaptıkları" ve "görevlerini kötüye kullandıkları" iddiasıyla açılan dava zamanaşımından 8 yıl sonra düştü. Ölenler ölmeyi, işkence görenler görmeyi, yakılanlar yakılmayı nasılsa hak etmişti. Ölenlerin, hem fiziksel hem ruhsal olarak ağır yara almış halde F tipi cezaevlerinde tecritte yaşamaya çalışanların ailelerinin ve bu katliamı sindiremeyenlerin çabaları sorumluların cezalandırılmasına yetmedi.

“Sonbahar” filminin ana karakteri Yusuf bu operasyonun mağdurlarından biri. Açlık grevi sonucunda ciğerleri iflas eden Yusuf, sağlık nedeniyle tahliye edilince Doğu Karadeniz'de bir dağ köyündeki evine, on yıldır onu bekleyen annesine geri dönüyor.

Doğu Karadeniz'in olağanüstü görüntüleri eşliğinde mevsimin değişimini, Yusuf'un ölümü bekleyişini izliyoruz. Umutsuz ve vazgeçmiş bir adam değil Yusuf. Ölümü sessizce, kimseyle bu durumu paylaşmadan beklerken bile tulumunu tamir ediyor, arkadaşının oğlu Onur’a matematik dersi veriyor. Hapishane ve operasyon anıları kâbuslar halinde çıkıp gelse de, giderek artan öksürük nöbetleriyle ciğerleri onu terk etse de âşık olacak kadar hayatın içinde hâlâ. Şehirde tanıştığı Gürcistanlı Eka ile Yusuf “ömürsüz” bir aşkın içine itiliyor. Gürcistan'daki annesine bıraktığı çocuğuna para yollamak için gelip hayat kadını olan Eka, dağılan Sovyet Rusya ile dağılan hayatlardan birinin kahramanı. Küçük bir şehirde, otel odasına sıkışmış hayatıyla kendi hapishanesinde yaşıyor.

On yıldır yolunu beklediği ve o yokken büyük acılar çekmiş annesi her “Yusuf” dediğinde annenin özlemi, acısı, şefkati, sevgisi boğazınıza bir yumruk gibi oturuyor. Bir akşamüstü oğlu ile çay içerken, "On yıldır çay içmemiştim, bir tadına bakayım." dediği sahnede o yumruk yüreğinize de taş gibi oturuyor.

Karadeniz’in dağları, dağların doruklarındaki duman, çıldırmış yeşilin giderek sarıya dönüşen rengi, o renklerin hüzünlü görüntüsü, Yusuf’un evin önündeki sedirde kâh yatarak, kâh oturarak bu görüntülere “dilsiz” bakışı içinize unutmamak üzere işliyor.

“Seninle uzak yollara çıkalım” diyen Eka ile gidebilmek için pasaport bile çıkaran Yusuf’un yolu Karadeniz’in deliren dalgalarına yürüyüşüyle son bulunca finale çok az kaldığını anlıyor ve o dalgaların öfkesine karıştığınızı hissediyorsunuz.

“Eskiden bana ne güzel çalardın” diyen anasını kıramayıp tamir ettiği tuluma kalan son nefesini veren Yusuf’un çaldığı ezginin ardından fonla başlayan ve Yusuf’un gidişine dönüşen ağıt ise tüm gidenlerin ardından analarının tek bir ağızla söyledikleri ağıta dönüşüyor.

 

Filmde emeği geçen herkesi ve Özcan Alper’i ne kadar kutlasak az. Unutmamak ve unutturmamak gerektiğinin altını çizdikleri için. Sloganlaştırmadan, didaktik olmadan da derdini anlatabilmenin ne kadar güzel yapılabildiğini ispatladıkları için. Bu “hüzünlü şiir” için.

 


    Bu içerik 3682 defa görüntülendi.     /         Geri Dön

    Ana Sayfa
    Kurumsal
    Haberler / Duyurular
    Etkinlikler
    Nakkaştepe Projesi
    İstanbul Şubesi Lokali
    Üyelik
    Kan Bankası
    Yayınlar
    Ürünler
    Galeri
    Kariyer
    Linkler
    İletişim

-----------------------------------------
 
 
Müfit Erkarakaş

Sevgili Mülkiyeliler
-----------------------------------------

-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
Gülseren Karaçizmeli

"ADAY VAR, ADAY VAR"
-----------------------------------------
 
 
Selçuk Yıldız

Elde var...
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
Mehmet Uysal

Akılbilim
-----------------------------------------
 
 
Akın Evren

Buluşma Yeri
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------


Ana Sayfa İletişim Üye Listesi